Geçen öğleden sonra Ömer'i kreşten almak için metro durağından kreşe doğru yürürken hem blog yazma fikrini hem de neler hakkında yazabileceğimi düşünüyordum. Şahsen özel hayatımı sosyal medyada paylaşmaya pek elim gitmiyor. Ama yine de günlük hayatımdan olaylar, konular paylaşabileceğim daha kendine has bir alan burası. Profosyonel olarak ilgilendiğim konular var. Mesela; yoga, meditasyon. Bir de ilgi alanım diyebileceğim konular var; bu aralar yeni bir dil öğrenmek, sağlıklı beslenmek ve okumak okumak okumak.... Bir de son olarak sanırım benim de şu an dillendiremediğim ama yazdıkça ortaya çıkacak olan konular, durumlar ve görüşler var.
Biri bana şu saydığım konulardan herhangi birinde bir soru sorsa; sanırım çekinmeden bildiklerimi, inandıklarımı anlatabilirim. Ama şimdi karşımda bana soru soran biri olmayınca ben de nereden başlayacağımı biraz şaşırmış bulunuyorum.
Öyleyse biraz kendimden bahsedeyim.
İsmim Ayşen. Yaklaşık 2 senedir Almanya'da Nürnberg'de eşim, 2,5 yaşındaki oğlumuz ve köpeğimizle birlikte yaşıyorum. 1 seneden fazla bir süredir haftanın 4 günü Almanca kursuna gidiyorum. Yani yaklaşık 2,5 senedir 8-5 çalışma düzeninde uzakta yaşıyorum. Ama dönmem yakındır!!! Bu konuda epey yazacağım galiba...
Haftada bir gün Erlangen'de bir stüdyoda yoga dersi veriyorum. Yoga benim için hem bir hobi hem de bir iş.
Peki kim değilim?
Mesela hayatı çookta spontane yaşayabilen biri değilim galiba. En azından son birkaç senedir. Ajandalar, listeler en sevdilerim.
Tembel biri hiç değilim. Mottomuz: Çalışır yaparız :)
Sanırım alışveriş yapan, çok tükenten biri de değilim artık. İstanbuldayken de yaşam alışkanlıklarımız ufak ufak değişmeye başlamıştı. Özellikle Sansa hayatımıza girdikten sonra. Ama buraya taşınmamızla tüketim odaklı yaşamaktan iyice uzaklaşmaya başladık. Evet evet bunu da anlatayım sonra.
Öyleyse bir sonraki yazıda görüşmek üzere...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder